Anaokulu İyi Eğitimin Temeli. Milliyet, 23 Şubat 2018

/ / Anaokulu, Anaokulu Duyuru, Basın, Gelişim Merkezi, Gelişim Merkezi Etkinlikleri, Okul Sonrası, Okul Sonrası Etkinlikleri

Anaokulu İyi Eğitimin Temeli. Milliyet, 23 Şubat 2018

İnsanın en hızlı geliştiği dönem olan 0-6 yaş aralığında alınan eğitim çok önemli. O nedenle çocuğun, hareketlenmeye başladığı 2 yaşından itibaren yaşıtlarıyla bir arada olması, 3 yaşından itibaren de anaokuluna başlaması gerekiyor.

Çocuğun sosyal, duygusal, bilişsel, fiziksel ve dil gelişiminin büyük ölçüde tamamlandığı, kişiliğinin temellerinin atıldığı en kritik dönem 0-6 yaş aralığıdır. O nedenle bu dönemde verilen eğitimin çok önemli olduğunu kaydedenTorunoğlu’ndan anaokulu seçerken dikkat edilmesi gerekenler ve iyi bir anaokulunda olması gerekenler hakkında bilgi aldık.

 

.  

Okul öncesi eğitim, anasınıfı ve sadece ilkokula hazırlık dönemi olarak düşünülse de 0-6 yaş arasını kapsayan ve çocuğun tüm hayatını etkileyen en önemli dönemdir. İnsanın en hızlı geliştiği dönem 0-6 yaş aralığıdır. Bu dönem; sosyal, duygusal, bilişsel, fiziksel ve dil gelişiminin büyük ölçüde tamamlandığı, kişiliğinin temellerinin atıldığı en kritik dönemdir. Doğumdan hemen sonra beyin gelişimi başlar ve çocuk çevreden aldığı uyarılarla nöronlar arası bağlantılar kurmaya başlar. Bu dönemde çocuğun doğru beslenmesi, yaşıtlarıyla sosyal ilişki kurması, yaş özelliklerine uygun oyun ve oyuncaklarla buluşması, fiziksel gelişim ve denge sisteminin desteklenmesi için açık havada özgürce hareket edebileceği ortamların sağlanması önemli.

Erken yaşta çocuklar, yeni sesleri duymaya ve farklı dilleri öğrenmeye çok hazırdır. Yeni bir dil duyduklarında, bu sesleri çok hızlı bir şekilde kaydederler. 1-3 yaş aralığında yabancı dil öğrenmeye başlayan çocuk, 6 yaşına geldiğinde, ana dili ile ikinci dili akıcı bir şekilde konuşabilir. Erken yaşta başlayan dil öğrenimi çocuğun zihinsel becerilerini de geliştirir. Dil eğitimi, oyunlar, şarkılar, danslar eşliğinde günlük hayatın bir parçası haline getirilerek verilmeli.

Okul öncesi eğitime başlamak için en uygun yaş kaç?

Okul öncesi eğitim 0 yaşında başlar. Çocuklar doğduklarından itibaren hızla öğrenmeye başlarlar. İlk öğretmen annedir. Bu nedenle annelerin bilinçli olması çok önemli. 1,5 – 2 yaştan itibaren çocuklar fiziksel olarak hareketlenmeye başlar, ev ortamı çocuğa yetmez ve yaşıtlarıyla sosyalleşmeye ihtiyaçları artar. Bu dönemde aileler, çocuklarının düzenli olarak haftada birkaç kez sosyalleştirebilecekleri, yaşıtlarıyla bir arada olabilecekleri etkinliklere katılmasını sağlamalılar. 3 yaştan itibaren mutlaka anaokuluna başlamaları gerekir.

Anaokulu seçerken nelere dikkat etmeli?

Aileler, seçmeyi düşündükleri okulları mutlaka çocuklarıyla birlikte ziyaret etmeli, çocuğun okuldaki davranışlarını gözlemlemeli, kendini mutlu, rahat ve güvende hissettiğinden emin olmalılar. Öğretmenlerin akademik yetkinlikleri, uygulanan programın özellikleri, bahçe kullanımı, sınıfların düzeni, materyal ve etkinlik zenginliği,  hijyen koşulları, beslenme programı detaylıca incelenerek karar verilmeli.

Bir çocuğun anaokulunda mutsuz olduğunu aileler nasıl anlar?

Tepkiler çocuktan çocuğa değişiklik gösterir. Karın ağrısı ve ishal, sinirlilik, sessizlik, süregelen ilgilisizlik ve can sıkıntısı gibi durumlar çocuğun okulda mutsuz olduğunun işareti olabilir.

Bu durumda ne yapılmalı?

Okul öncesi eğitimde en önemli başarı faktörü çocuğun okulda mutlu olması ve kendini güvende hissetmesi. Çocuklar okula başladıkları anda toplumsal yaşama katılıyor ve evde karşılaşmadıkları zorluklarla baş etmeye çalışıyorlar. Bu zorlukları aşarken okul ve aileden yeterli destek gördüklerinde, evde ve okulda uyumlu bir düzen oluşturulduğunda kolayca adapte oluyorlar. Yeterli destek görmüyor ve bu nedenle baş etmekte zorlanıyorlarsa içe dönüyor, endişeleniyorlar. Aileler bu durumda acilen okulla iletişime geçerek çocuğun okuldaki durumunu sorgulamalı ve çözüm için okulla beraber hareket etmeli.

Alfa Kuşağı dikkate alınmalı

Okul öncesinde nasıl bir eğitim verilmeli?

2010’dan sonra gözlerini açan; öz güvenleri, son derece gelişmiş dijital becerileri ve teknolojiye olan yatkınlıklarıyla hepimizi hayrete düşüren çocuklar, başka bir kuşağın ilk temsilcileri olarak dünyaya ‘merhaba’ dediler. Önceki kuşakların hayal bile edemedikleri konularda gelişmiş yeteneklere sahip yeni kuşağa: Alfa adı verildi. Her hafta 2,5 milyon Alfa, dünyaya geliyor. Okul öncesi eğitim öncelikle işte bu kuşağın özellikleri ve ihtiyaçları göz önüne alınarak programlanmalı. Çocuklar duyularıyla hissederek, dokunarak, deneyimleyerek ve hareket ederek öğrenirler. Anne babalar seçmeyi planladıkları okulda ilk önce, çocukların serbestçe hareket edebilecekleri bir bahçe olup olmadığını sorgulamalı.

Okul öncesi eğitimde çocukların karar verme, inisiyatif alma, sorgulama becerilerini, merak ve keşif duygularını geliştirici, kendi kendine öğrenmelerini teşvik edici bir ortam tasarlanmalı. Yaş gruplarının gelişim özelliklerine uygun temalar, öğrencilerin aktif katılımıyla belirlenmeli; drama, kukla, şarkı, oyun ve deney gibi farklı öğrenme teknikleriyle zenginleştirilerek uygulanmalı. Açık uçlu, tasarım, yaratıcılık ve üretkenlik gerektiren materyal ve oyunlar çocukların kendilerine olan güvenlerini geliştirir. Her çocuk belirlediği temalar doğrultusunda öğrendiklerini, küçük kas becerilerini kullanarak yaratıcı bir ürün haline dönüştürmelidir. Programı uygulayan öğretmen, öğreten değil; rehber ve yol gösterici olmalı.

Doğada öğrenme Alfa Kuşağı’na verilecek okul öncesi eğitimin vazgeçilmez bir parçası. Açık uçlu doğa etkinliklerinde doğru ya da yanlış yoktur ve bu sayede her çocuk soru sorabilir ve deneyerek öğrenir. Birçok konu ve kavram, beceri, matematik ve fen altyapısı da doğa eğitimiyle verilmeli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir