• Merhaba Dünya Söyleşileri
  • Merhaba Dünya Söyleşileri
  • Merhaba Dünya Söyleşileri
  • Prof. Dr. Acar Baltaş
  • Prof. Dr. Acar Baltaş

Prof. Dr. Acar Baltaş: ‘Konfor Alanından Yüksek Performans Çıkmıyor’

/ / Anaokulu, Anaokulu Duyuru, Basın, Gelişim Merkezi, Gelişim Merkezi Etkinlikleri, Okul Sonrası, Okul Sonrası Etkinlikleri

Psikolog, Yazar Prof. Dr. Acar BALTAŞ, Merhaba Dünya Anaokulu’nda ‘Potansiyelini Hayata Yansıtan Çocuklar Yetiştirmek’ konulu seminerde anne-babalarla bir araya geldi. Prof. Dr. Acar Baltaş: ‘Konfor alanından yüksek performans çıkmıyor’ dedi.

Çocuğun sahip olduklarını elde etmesi için mücadele etmesi gerektiğini belirten Baltaş: ‘Mücadele olmadığında çocukların sahip olduklarının kıymetini bilmediklerini ve nedeni belli olmaksızın herşeyi kendilerinin hakkı olarak gördüklerini’ belirtti.

‘Merhaba Dünya Söyleşileri’ kapsamında 25 Şubat’ta gerçekleştirilen seminerde; Prof. Dr. Acar Baltaş; çocuğa mücadele etme şansı tanınmadığında ‘sürekli mutsuzluk ve hep bir şeylerin eksik olduğu duygusu’nun yerleştiğini söyledi.

Çocuk yetiştirirken ‘iyi’nin ölçüsünün: Potansiyelini hayata yansıtan çocuklar yetiştirmek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Acar Baltaş; bunun ilkelerinin sabır ve şefkat olduğunu belirterek:

“Sevgi demedim, niye demedim? Çünkü birçok anne – baba, özellikle anne; sağlıksız sevgisiyle çocuğunu zehirliyor. ‘Ama biz çocuğumuzu çok seviyoruz, çok sevdiğimiz için oldu’ diyor. Çok sevgiden olmaz, sağlıksız sevgiden olur. Onun için şefkat dedim. Şefkat nedir? Korumaktır, kollamaktır. İçinde tabi ki sevgiyi barındırır. Konfor alanından yüksek performans çıkmaz. Potansiyel, baskı altında ortaya çıkar.

0-5 yaşta bu çocuklar hayatlarının en verimli dönemindeler. Bu yaşta öğrendikleri, içinde bulundukları ortam çok önemli. Güven, hayatın ilk 5 yılında oluşur. Çocuklara karşı olağanüstü sevgisi olan anne – babalar, çocukları için tehtit edici bir çevre yaratabilirler. Nasıl? Her davranışlarına müdahale ederek. Yani yaptığına yapma, yapmadığına yap. Çocuğu mükemmelleştirme girişimi, aslında çocuğun tehtit edici bir çevrede yaşadığı duygusunu doğurur. Her yaptığını daha iyi yapması için ‘bak şöyle yapsan daha iyi olur, bunu böyle yapsan daha iyi olur’un sonunda, çocuk ne yapsam yanlış oluyor ve hata yapabilirim kaygısını yaşar. İşte sağlıksız sevgiden kastettiğim şey bu. Sevgi bazen sakatlayıcı olabilir. Annecim, babacım ifadeleri son derece sakıncalı ifadeler. Yaptık, yedik, kalktık, dişlerimizi fırçaladık gibi ifadeler anne-baba ve çocuğu birbirine çıtçıtlayan ifadeler. Daha vahimleri var; aşkım, sevgilim. Bu ifadelere son vermek gerek.dedi.

Prof. Dr. Acar Baltaş, en önemli kavramlardan birinin: ‘yılmazlık’ olduğunu belirterek: Nelerle mücadele ettin? sorusunun çok önemli olduğunu söyledi. Anadolu’da 4-5 yaşındaki çocukların; tarlaya yemek götürdüklerini, ekine yardımcı olduklarını ve mutlaka hayatın içinde yer aldıklarını belirterek ailelere: ‘Sizler de çocuklarınızın hayatın içinde yer almalarını sağlayın. Ailenin refahına değil, hayatına ortak olsunlar. Evde bakıcı, yardımcı olsa da kendi işlerini kendileri yapsınlar. Bunları yaptıkları için de sakın ha ödüllendirmeyin. O evde yaşıyor olmanın doğal olarak bir parçası olmalı.’ dedi.

Çocuklara mücadeleci olmayı aşılarken kritik noktanın: Zorbalık etmeden koşulları zorlamak olduğunu söyleyen Prof. Dr. Acar Baltaş; en önemli konunun çocukları tanımak, onlara güven vermek ve ‘hata yapabilirsin ben senin arkandayım’ duygusunu aşılamak olduğuna değindi.

Hayat başarısı söz konusu olduğunda isteyenlerin çok azının başarılı olabildiğini belirten Baltaş: “Başaranların özelliklerine baktığımız zaman şunu görüyoruz: Birincisi hayatta en yatkın oldukları şey neyse o alanı hedef alan olarak seçiyorlar. İkincisi; yatkın oldukları alanda terliyorlar, acı çekiyorlar, istemeseler de yapıyorlar. Mesela şimdi bir moda var: ‘E çocuk istemiyor, istemediği şeyi yaptırmayın, istemiyorsa yapmasın.’ Hangimiz hayatımızı sadece istediklerimizden oluşan bir menüyle geçiriyoruz ki? Tabi ki istemediği şeyleri de yapacak, terleyecek. Üçüncüsü ise, insanlarla ilişkisini iyi tutacak.”

Baltaş: Çocuğun yatkın olduğu alanı nasıl tanıyabiliriz? sorusuna ise şu yanıtı verdi:İnsanların yatkın olduğu alan teşvik edilmese de kendiliğinden ortaya çıkar. Başkaları fark eder. ‘Sen bunda iyisin, bunu sen yap’ derler. İnsan o konuyla ilgilenirken yorulmaz. Yorulsa da hızla dinlenir ve geri döner. O işe dönmek için istek duyar.”

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir